İş kazası sonrası Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), sigortalı işçiye geçici iş göremezlik ödeneği veya sürekli iş göremezlik geliri bağlar. Ancak SGK, yaptığı bu harcamaları daha sonra kazanın oluşumunda kusuru olan taraflardan tahsil etmek için “Rücu Davası” açar. Brand Legal olarak, İzmir’de iş hukuku ve tazminat davaları kapsamında rücu süreçlerinin teknik detaylarını müvekkillerimiz için açıklıyoruz.
SGK Rücu Davası Nedir?
SGK, iş kazası sonucu işçiye sağladığı yardımları (hastane masrafları, bağlanan maaşlar vb.), kazanın meydana gelmesinde ağır kusuru veya kastı bulunan işverene rücu eder. Bu davanın amacı, kurumun uğradığı zararın asıl sorumlusundan tahsil edilmesidir.
İşveren Ödediği Tazminatı İşçiden Talep Edebilir mi?
En çok sorulan sorulardan biri şudur: “İş kazasında işçinin de kusuru varsa, işveren SGK’ya ödediği tutarın bir kısmını işçiden isteyebilir mi?”
Kural: İşveren, SGK’ya ödediği tutarı hiçbir şekilde kendi işçisine rücu edemez.
İstisna: Eğer kazaya işçinin dışında üçüncü bir kişi (örneğin taşeron firmanın çalışanı veya yoldan geçen bir araç) sebep olmuşsa, işveren sadece o üçüncü kişiye kusuru oranında rücu edebilir. Ancak kendi çalışanı olan kazazede işçiye karşı rücu hakkı hukukumuzda bulunmamaktadır.
Rücu Davalarında Kusur Oranının Önemi
Mahkeme tarafından atanan bilirkişiler; iş güvenliği uzmanları ve teknik heyetlerden oluşur. İşverenin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini alıp almadığı, işçinin eğitilip eğitilmediği titizlikle incelenir. İşverenin kusur oranı ne kadar yüksekse, SGK’ya ödeyeceği rücu tutarı da o kadar artacaktır.